Kitap Dünyam 'da Ara

Beydaba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Beydaba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ocak 2008 Salı

Kelile ve Dimne - Beydaba





Eser Adı: Kelile ve Dimne
Yazar :Beydabâ -İbnü'l-Mükaffa
Tür :
Yayınevi: Şule Yayınları
Sayfa : 307
Ek özellik: Meb 100 Temel Eser , Doğu Klasikleri

Açıklama :


Kelile ve Dimne tarih boyunca en çok okunan, çevrilen ve uyarlaması yapılan üç-beş kitap arasındadır. Temel konusu ahlak ve siyasettir. Hükümdar ile aristokrat bir aydın arasında vuku bulması temenni edilen istişare sohbetleridir eserin özü. Otorite kaynağına yakınlık, uzaklık; otoritenin devamını sağlayan temel ilkeler; halk -hükümdar ilişkisi, hükümdar- vüzera ilişkisi, siyasi ihtiraslar, ehliyet, beceriklilik, ihanet; hile v.b. Konular kitap boyunca uzayan sohbetin temel mevzularıdır. (arka kapaktan )

Kisra'ya kitap hakkında yapılan tanım: Hint elinde hükümdarlık yapan bir padişahın hazinesinde bilgelerin yazdığı,alimlerin dizdiği,iyilere ilham kaynağı olacak türden bir kitap.

Kitap niçin hayvanlar alemine müracat ediyor : (mukaddime kısmında açıklama)
"... sözün dış yüzü halka ve ileri gelenlere eğlence olsun; iç yüzü ise seçkinlerin zekasına hitabetsin, onlara bir tür deneyim kazandırsın diye kitabı yırtıcı hayvanların, kuşların dilinden verildi!

Dialog iki hayvanın ağzından olmalıydı. Hayvanların konuşması eğlence ve mizah gibi görülecek oysa söylenenlerin muhtevası tam anlamıyla 'hikmet' olacaktı. Hakîmlikten nasibi olanlar hikmetlere kulak verecek, hayvanların mizahın sadece araç olduğunu anlayacaklardı. Cahiller ve sıradan insanlar ise iki hayvanın karşılıklı kelam eylemesine şaşırıp dikkat kesilecek, dinlediklerini eğlence sayarak 'asıl mazmunu' anlamaya gayret etmeyecek, eserin hedefini bilemeyeceklerdi". ( syf: 32)

bilinmesi gereken isimler:

Debşelîm: İskenderin Hint kralı Fevr'i yendikten sonra başa geçen yeni kral.

Debşelîm işlerini yoluna koyduktan, egemenliğini sağlama aldıktan sonra azdı, büyüklendi: çevresindeki hükümdarlarla savaşıyor hep galip geliyordu. Halk ondan korkuyordu. Yönetimdeki gücü arttıkça ahâliyle alay etti, onları küçümsedi, en rezil işleri yaptı halkına... Kudreti çoğaldıkça şımarıklığı artıyordu. Bir zaman böyle devam etti. (syf 44)

Daha sonra Beydaba yı dinledi ve iyi bir kral oldu.

Beydebâ:

Debşelîm zamanında brahmanlardan bir bilege vardı: akıllı ahlaklı biriydi. Bilgisiyle ünlenmişti, her konuda oan başvurulurdu, adı Beydebâ idi.

Beydebâ hükümdarın halini düşündü, halkına çektirdiği cefayı düşündü; onu bu azgınlığından çevirmek, adalete yöneltmek içi kafa yordu. Öğrencilerini topladı ve seslendi:

- ...... Biz nahoş fiiller hükümdarlar tarafından işlendiğinde onları uyarmak,kıblelerini adalete ve iyiliğe çevirmek için yetişmiş, kendimizi bu günler için hazırlamışızdır! Bu hallere göz yumar ve görevimizi yapmazsak cahillerin gözünde onlardan daha cahil ve aşağı vaziyete düşeriz! bu yüzden başımıza hiç istemediğimiz belaların gelmesine engel olamayız!
................
Bir bilgeye yakışan ise başa gelmesi muhtemel müsibetlerden, bunların ağır neticelerinden korunmak; maksada ulaşmak için de korkulan şeyi bertaraf etmektir. Bilgelerden birinin taleblerine şöyle yazdığını işitmiştim:

-- Hayırsızlarla beraber yaşayan ,onlarla dost olan adam, riskli bir deniz yolculuğuna çıkan malum kimse gibidir. Bu yolcu neticede batmaktan kurtulsa bile kokulardan kurtulamaz. (syf 44-45)
................
Ben Debşelim ile yüzyüze gelmeye karar verdim gayrı.... (syf:47)

Beydaba kralın huzuruna çıkar, hikmetli sözlerini söyler ,Kral ilk önce bilgini hapse attırı sonra söylediklerini düşünüp ona tekrar söz hakkı verir ve onu veziri yapar. işler yoluna girip Debşelim Beydaba'nın öğütlerini yolunda bir kral olunca Byedebada'n bildiklerini bir kitap olarak yazmasını ister. Sonuçta bu kitap ortaya çıkar.

Berzeveyh:
Fars hükümdarı Kisra Anuşirevan'ın Hint elinde bulununan Kelile ve Dimne kitabını ele geçirme ve bir örneğini Fars diyarına getirmesi çin görevlendirdiği kişi.

Kisraya göre bu kişinin özellikleri şöyle olmalıydı: Bilgili,kibar,edebiyattan anlar,kâmil bir adam.Bu adam tüm erdemleri kişiliğinde toplamış,bilginler ve edebiyatçılar nezdinde mükemmel görülmüş olmalıydı. Ya yazıda ustalaşmış bir kâtip yahut tecrübelerle pişmiş olmalıydı o. Farsça'yı ve Hintçe'yi yazıda kullanabilmeli, ilme düşkün olmalı, edebiyatta yetenekli, tıp veya felsefede sürekli araştırma yapan biri olmalıydı. İşte bu vasıflara sahip biri getirmeliydi kitabı...

Böylece danışman ve vezirler huzurdan ayrılıp söz konusu nitelikleri taşıyan bir adam aradılar ve buldular... Bu adamın sîmâsı hoş,kafası doluydu. Kibar ve soyluydu. Herkesin bildiği, kabul ettiği bir mesleği vardı: hekim-doktordu. Bu genç Farsça ve Hintçe'yi bilen filozof Ezheroğlu Berzeveyh'di. O, iran doktorlarının ileri gelenlerindendi.

Kelile:
Akıllı,olgun,temkinli ve ihtirazsız bir kişiliği canlandırır.

Dimne:
Saraya ( aslan) yakın olmak isteyen aydın seçkindir.Her duruma müsait bir laf ( hikaye ) bulur.

Arslan huzurunda hayvanlar arasında zeki, bilgili, usul erkan sahibi iki çakal bulunmaktadır; Kelile ve Dimne adını taşıyan. ( syf: 111)



Yorum :
okumaktan çok büyk haz duyduğum, niye şimdiye kadar okumamışım dediğim kitaplardan biri.

gerçekten harika, mukakkak okunmalı.

beydeba'dan bilgenin nasıl davranması gerektiğini ( yanlışları göz yummamak, elden geleni yapmak ) öğrenmek gerek.

Debşelim'e bakarak nasıl yönetici olunmamalı ve nasıl olunmalıyı çıkarmak gerek. İlla hükümdar olmaya gerek yok. Herkes bir yerlerde bir şeyleri yönetiyor olabilir.

9 Ağustos 2007 Perşembe

Dost Görünen Düşman- Heradot-Beydaba-Mevlana

Dost Görünen Düşman ( Üç Bilgeden Hikayeler-)
Eser adı: Dost Görünen Düşman ( Üç Bilgeden Hikayeler -Heradot-Beydaba-Mevlana )
Türkçesi: Ömer Rıza DoğrulTür : Öykü
Yayınevi: Kaknüs
Sayfa : 96
Eser Hakkında yorumum:
Bir konuya odaklı 3 eserin ortak noktası olması hasebi ile güzel bir kitap. Eserlerin kendisi okunamıyorsa bu kitap okunmalı. konu odaklı olmasıda okunması için 2.bir özellik.Dost görünen düşman konusu ise özellikle üzerinde durulası bir nokta, hem harici dost düşmanları hemde insanın içindeki dost düşmanları bu kitapta bulmak mümkün. özellikle heradot harici düşmanı, beydaba harici düşmanı anlatırken içindeki küçük hikayeciklerle iç düşmanı Mevlana ise daha ağırlıklı iç düşmanı anlatmakta.Okunmasını tavsiye ediyorum.
3 öykü:
1) Dost Görünen Düşman -Heradot -üçüncü kitap: Fırka 160- (5)
2)İnanılmayacak Düşman - Beydaba -Kelile ve Dimme
3)En Korkunç Düşman - Mevlana -
Yazarın önsözünden :
Bu eser, üç büyük dahi olan Herodot, Beydebâ ve Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin insanları "dost görünen düşman"dan korumak için yazdıkları seçme hikâyelerden oluşuyor. Hikâyelerde düşmanın çeşitli oyunları, hileleri ve kurnazlıkları anlatılıyor.
Bu eserin temeli "Dost Görünen Düşman"dır ve bu düşmandan korunmaktır. Dost görünen düşman, düşmanların en tehlikelisidir. Ve bu çeşit düşmanın ferdisi ve millisi de aynı derecede tehlikelidir.. Biri ocak söndürür, biri yurt yıkar. Fakat dost görünen düşmanların en kötüsü, vicdan düşmanıdır. Çünkü bir ferdi, bir milleti değil; milletleri birbirine düşürür.

Açık düşman, en basit düşman ve belki de en iyi düşmandır. Çünkü ona karşı tedbir almak ve ondan korunmak çok kolaydır.

Dost görünen düşmanla ve bu düşmanın hileleriyle uğraşmak ise çok güçtür.

Dost görünen her düşman, mutlaka insandaki merhamet duygusunu istismar eder. Böylelikle bir şahsı tepelemeyi, bir memleketin istilasını kolaylaştırmayı yahut vicdanları avlayarak beşeriyeti birbirine düşürmeyi gözetler. İnsanları bu yolda kurulan tuzaklardan korumak için yazılan üç hikayeyi seçerek yüksek bir hissin, süfli maksatlar uğruna alet edilmesinin neticelerini belirtmek istedim.

Seçtiğim bu üç hikaye, dünyanın en mümtaz şahsiyetlerinden üçüne aittir.Birincisi; Tarihin babası sayılan Herodot’un tarihinden; ikincisi Beydeba adıyla tanınan Hint filozofunun Kelile ve Dinme adlı eserinden; üçüncüsü ise Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin Mesnevi’sinden aktarılmıştır.
Özellikle Mevlânâ’nın hikayesinde bir milleti ortadan kaldırmak için nasıl fitne ve fesat sokulduğu konusunda çarpıcı örnekler yer alıyor. Herodot, dost görünen düşmanın bir ülkeyi nasıl fethettiğini anlatır. Beydebâ, dost görünen düşmanın istilâya uğrayan bir memleketi, istilâdan kurtarmakla kalmayarak düşmanını nasıl imhaya muvaffak olduğunu izah eder. Mevlânâ ise, vicdan avcılarıyla meşgul olur ve beşerin ruhunu istismar eden bu gizli düşmanların iç yüzünü teşhir eder. Dost görünen düşmandan korunmak konusunda sürekli olarak ihtiyaç hisseden Türk halkı için bu eser büyük bir önem arzediyor. Bu üç büyük dâhinin hikayeleri sizi düşündürecek, uyandıracak ve günümüzdeki gizli düşmanları tanımanızda yardımcı olacak.
gülen elma :D