Kitap Dünyam 'da Ara

Cengiz Aytmatov etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cengiz Aytmatov etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Aralık 2011 Cuma

Toprak Ana - Cengiz Aytmatov


Toprak Ana -Cengiz Aytmatov


Eser Adı: Toprak Ana
Yazar : Cengiz Aytmatov
Tür : Roman
Yayınevi: Ötüken
Sayfa : 143
Ek özellik:

Açıklama :
Toprak Ana, ünlü yazar Aytmatov'un en güzel romanlarından biridir.

Bu eserde, savaş meydanında eşini ve üç oğlunu kaybeden kahraman bir ananın, zor zamanlarda dişi-tırnağı ile işlediği, kanı ve teriyle suladığı toprakla dertleşmesini okuyoruz. İnsan sevgisinin, çalışkanlığın ve fedakârlığın nasıl kutsal bir yüceliğe ulaştığını en çarpıcı örnekleriyle görüyoruz.

Yetiştirdiği buğdayı kendisine bir avuç ayıramadan cephedeki asker için gönderen Kırgız köylüsünün İkinci Dünya Savaşı sırasında çektiği sıkıntıları, acıları da film seyreder gibi görüyoruz.

Bu kadar da değil... Aytmatov, güçlü kalemiyle, aşk ve nefreti, iyi ile kötüyü yüzleştiriyor, okuru heyecandan heyecana sürüklüyor ve düşündürüyor. (Arka Kapaktan)

Erkekleri askere alınan köylerde geride kalanların çektiği sıkıntılar etkileyici bir üslupla anlatılır. Eldeki yetersiz yiyeceğin muhtaç olandan başlanarak dağıtılması, dört gözle beklenen hasat zamanları, umutların hasat zamanına ertelenmesi, savaş yüzünden ürünün hemen hepsinin merkezden istenmesi, boşa çıkan umutlar, yine açlık, sefalet, bir yandan cepheden gelen ölüm haberleri, umutsuz bekleyişler, savaşın uzun sürmesi üzerine aşağı çekilen cepheye çağrılma yaşı, yine gidenler, ayrılıklar, gözyaşları... Yani tek kelimeyle ve bütün zulmetiyle; savaş. (Ötüken'den)


Kişiler :
1- Tolganay
2- Suvankul
3- Kasım ve Aliman: ilk oğlan çocuk ve eşi
4- Caynak:
5- Mayselbek:
Yorum :
Herzaman ki güzel anlatımı ile Aytmatov'dan harika bir eser.

Cengiz Han'a Küsen Bulut - Cengiz Aytmatov


Cengiz Han'a Küsen Bulut -Cengiz Aytmatov
Eser Adı: Cengiz Han'a Küsen Bulut
Yazar : Cengiz Aytmatov
Tür : Roman Yayınevi: ÖTÜKEN NEŞRİYAT
Sayfa : 112
Ek özellik: 

Açıklama :
Ünlü yazar Aytmatov'un bu son romanı, aslında "Gün Olur Asra Bedel' adlı romanın içinde yer alması gereken ve onu tamamlayan uzunca bir bölümdür. Fakat, on yıl kadar önce kaleme alınan o eserde, KGB'yi en çarpıcı örneklerle en ağır bir şekilde suçlayan bu bölüme izin verilmemiş, ya da Aytmatov bunu, "Dişi Kurdun Rüyaları"adlı daha sindirici romanını yazdıktan, bugünkü ortama ulaşıldıktan sonra ayrı bir roman halinde yayınlama fırsatını beklemiştir.

Bugün heykelleri yıkılmakta olan Dzerjinski'nin kurduğu KGB için iktidar, daha doğrusu bu örgüt, hiç söndürülmeden yanması gereken bir sobadır. Bu sobanın yakıtı yalnız insandır. Yaş, kuru ayrımı yapılmadan insanlar yakılacaktır ki soba sönmesin... Bu son romanında Aytmatov, "Gün Olur Asra Bedel'in kahramanlarından biri olan öğretmen Kuttubayev'in nasıl öldüğünü anlatıyor. Oysa, sözünü ettiğimiz büyük romanda resmi makamlar onun kalp sektesinden öldüğünü bildirmişlerdi.

Kuttubayev'i suçlayan askerî savcı (KGB) en önemli delil olarak onun, Cengiz Han'la ilgili bir efsaneyi kaleme almış olmasını gösteriyor. Bu efsane, Avrupa'yı fethe giden Cengiz Han'ın Sarı- Özek'ten geçerken iki sevgiliyi idam ettirmesi olayıdır. Bu, hem çok güzel bir aşk hikâyesi hem de "diktatör karşısında bireylerin durumu" gibi evrensel bir konunun işlenmesidir. Anlatan Aytmatov olunca, orada, masal ve efsane aracılığıyla geçmişimizi, günümüzu hatta geleceğimizi apaçık görebiliyoruz. (Arka Kapaktan)

Kişiler :
1-Abutalib Kuttubayev: Savaşte esir olmuş, kurtulmuş ama kendi memleketinde düşencelerinden dolayı mahkum olmuş bir öğretmen.
2- Tansıkbayev: Stalin ve rejimine yaranmak ve kendi mevkisini arttırmak için suçlayacağı kişiler yarayan bir sorgu yargıcı

Yorum :
Cengiz Aytmatov'un güzel anlatışı ile okunmayı hak eden bir eser.

Güzel pasajlar:
-Sovyetlerin menfaatleri insanların menfaatlerinden daha üstündür. Tansıkbayev rejimin ne kadar önemli oldugunu anlatmak için şöyle der: " Devlet bir sobadır ve yakıtı da yalnız insandır. Yakılacak insan olmazsa soba söner. Sönen, yanmayan sobanın hiç bir faydası yoktur. Ama öte yandan bu insanlar devlet olmadan yaşayamazlar:Sobayı tutuşturan ve yakan onlardır."

Şu bağlantıdaki eser analizinden seçmeler:
-Tansıkbayev Abutalip'in derledigi "Mankurt" hikayesi ve " Sarı-Özek Kurbanları" adlı efsaneyi aynı konular dolayısıyla açılan diğer davalar da oldugu gibi burada da uzmanlara inceletip Abutalip'i suçlayacak kanıtlar bulmaya çalışır.

-Tansıkbayev bu efsaneleri yazmakla Abutalip'in yararsız ata dilini canlandırmak, milletin asimile olmasını önlemeye çalışmak, iktidarı kötülemek ve bireylerin çıkarlarını devletin çıkarlarından üstün tutmaktan dolayı, onu tutuklar.

-Abutalip rejimin yaşaması için kurban edilir, Erdene ve Togulan'ı ise Cengiz Han, iktidarının zayıf1ayacağı, kudretinin azalacagı, halkın küstahlaşacagı ve saygısızlıgının artacagı korkusuyla öldürttir. Hem Stalin hem de Cengiz Han sırf hükümdarlıklarmı sürdürebilmek için masum insanları öldürttirler. Arada yüzyıllarca fark olsa da zalimler ve onların yaptıgı zulümler devam etmektedir. Ama her iki hükümdar da aynı akıbete ugrarlar ve Cengiz Han'ın kurmak için uğruna binlerce insanın kanını döktüğü imparatorluk gibi Stalin'in başında oldugu Sovyetler Birliği de yok olmaya mahkumdur. Nitekim öyle de olmuştur.

1 Eylül 2009 Salı

Gün Olur Asra Bedel - Cengiz Aytmatov

Gün Olur Asra Bedel-Cengiz Aytmatov


Eser Adı: Gün Olur Asra Bedel
Yazar : Cengiz Aytmatov
Tür : Roman
Yayınevi: Ötüken
Sayfa : 420
Ek özellik: 100 Temel Eser Ortaöğretim

Açıklama :
Yürek paralayan, tüyler ürperten bir haykırış…. Geçmiş, bugün ve yarın; bilim-kurgu, gerçek ve efsane bir arada gözler önüne serilir... Derin ve temiz aşklar, efsane ve masallar, KGB'nin acımasız uygulamaları, okuru heyecandan heyecana sürükler. Birbirinden ilginç ve sürükleyici konular ustalıkla bütünleştirilerek sunulur. “Mankurt” hikâyesi bu eserle kültürümüze mal edilir. Yedigey, ölen emektar arkadaşı Kazangap'ın cenazesini mezarına götürürken, kendisinin ve milletinin geçmişini, acı-tatlı, düşündürücü yanlarıyla bir bir gözlerinin önünden geçirir. O gün “asra bedel bir gün” olur.

Aytmatov, milletinin tarih boyunca kazandığı sosyal, kültürel, ahlaki, edebî, askeri yani, bütün maddi, zenginliğini eserlerine yansıymış, yaşadığı coğrafyanın insanının tarih içinde kazandığı değerleri, acılarını, kahramanlıklarını, tecrübelerini yazıya döküp ölümsüzleştirmiş, halkının içine düştüğü zor durumları eserlerinde en güzel şekilde anlatmış, onların çözümlerine dair ipuçları göstermiş, eserlerinde kendi ifadesi ile 'tipik insan'ı ortaya koymaya çalışmış bir yazardır. Hikâyelerinde milletinin temel mülkü olan millî hafızaya ait efsane, destan, masal, hikâye ve türküleri, bunların meydana geldiği şartları, ardındaki hikâyeleri, insanları kullanırken, Kırgız Türk kültürünü, psikolojisiyle, duyuş ve anlayış tarzıyla, maddi manevi zenginliğiyle o kültürü bina edenlerin evlatlarına yeniden hatırlatmaya çalışmıştır.

"Her yazar bir milletin çocuğudur ve o milletin hayatını anlatmak, eserlerini kendi millî gelenek ve törelerini kaynak alarak zenginleştirmek zorundadır. Benim yaptığım önce bu, yani kendi milletimin geleneklerini ve hayatını anlatıyorum. Fakat orada kaldığınız takdirde bir yere varamazsınız. Edebiyatın millî hayatı ve gelenekleri anlatmanın ötesinde de hedefleri vardır. Yazar, ufkunu millî olanın ötesine doğru genişletmek ve 'evrensel' olana ulaşmak için gayret göstermek durumundadır. İyi yazar 'tipik insan' ortaya koyma ustalığına erişen yazardır."
(Tanıtım Yazısından)


Yorum :
Kesinlikle okuyun derim, Cengiz Bey'in harika eserlerinden bir diğeri.

Yorumları daha sonra yazacağım.

1 Mart 2009 Pazar

Dağlar Devrildiğinde / Ebedi Nişanlı -Cengiz Aytmatov

Dağlar Devrildiğinde / Ebedi Nişanlı -Cengiz Aytmatov

Eser Adı:Dağlar Devrildiğinde / Ebedi Nişanlı
Yazar : Cengiz Aytmatov
Tür : Roman
Yayınevi: Ufuk Kitapları
Sayfa :272
Ek özellik:

Açıklama :
İşte,yine bi yerlerden esmeye başladı rüzgar.Ki bu rüzgar,dünya hayatının her alanında,ruhlada,düşünce ve duygularda,İnsan davranışlarında her ne varsa görebilmek adına devriye gezen ve acele eden kaderin ta kendisiydi.Kader,planda olanı tabi ki ertelemiyor,yok saymıyordu.İnsanlar için beklenmedik olan kesişmeleronun sırlı aynasında gerçek oluveriyordu..
Düyno ordundabı?Dünya yerinde mi?Ta çocukuluğundan beri çeşitli vesilelerle köylülerinden sık sık duyduğu bu cümle şimdi durduk yerde aklına geliverdi.Evet,görünüşe bakılırsa dünya da yerindeydi,nerden,nasıl içine düştüğünü bilemediği bu eski okulu da.Hatta işte şu sıra dağlar bile aynıydı.Fakat insanın içindekiler,ruh dünyası tamamen yıkılmış mahvedilmiş olabilirdi.İşte bundan herhangi biri tekrar be tekrar sorabilirdi:Düynö ordundabı?

Yorum :
Bir zamanlar hayatının en doruk noktarını yaşayan, çevresindekilerin ona değer verdiği ama şimdi yalnızlığa yitilmiş, zirvedeki yerini kaptırmış bir kar parsı ve serbest gazetecinin ölüme aynı kaderle yürüyüşleri...

gazetecinin intihar etme aşaması herzamanda söyledğim gibi hayatı geçici zevklere bağlayan onlarla anlamlandıran ama bu geçici ve sonsuza dek olmasını sağlayamadığı etkenler, maddeler, insanlar elinden gidince hayatında anlamını yitirmesinin çok güzel bir örneği.ve daha anlamlısı hayatın ona bağlı olmayışı. zira gazeteci artık onsuz yapamam deyip intihar etmeye düşündüğü sevgilisinin yerine yenisini çokda kolay buldu ve hayatının yeni anlamı bu oldu ... komik dimi...

kar parsında ise şunu görüyorum, herşey gençken demek istemiyorsan kendine sadık bir eş, dost bulmalısın. ne durumda olursan ol sana vefalı,sana sadık olmalı. güçlü kuvvetli iken yanında yaşlanınca karşında. Paran, kudretin varken dostlar sürüyle, ama bide düştünmü gerçek dostu araki bulasın.

birde başlığa dahi geçmiş ebedi nişanlı hikaysi var tabiki:
....