| Eser adı -Yazar Adı |
Eser Adı: Taras Bulba
Yazar : Nikolay Vasilyeviç Gogol
Tür :
Yayınevi:
Sayfa :
Ek özellik:
Açıklama :
Yorum :
| Eser adı -Yazar Adı |
| Hiç Bir Şey Raslantı Değil -Richard Bach |
Eser Adı:Hiç Bir Şey Raslantı Değil
Yazar :Richard Bach
Tür :Roman
Yayınevi:Arkadaş
Sayfa :255
Ek özellik:
Açıklama :
Bir Çingene Pilotun Çağdaş Amerika Serüvenleri. Amerikan Hava Kuvvetleri'nde görev yapmış eski bir pilot olan Bach; hayatı boyunca uçuştan hiç kopmamış, yaşam deneyimlerini eserlerinde paylaşmıştır. Bu kitapta, kasaba kasaba dolaşarak,insanları 3 dolara uçurduğu (sadece uçurmak değil aslında birde hayata tepeden baktırdığı) anılarını anlatıyor.
Yorum :
zevkle okudum bir kere. ve kesinlikle İstanbul'u havadan görme arzum doruklara ulaştı. Bir pilot olmuş olmayı elbette istedim ama özgür bir pilot :D
pilotun uçağı ile adeta dans edişi, onu çok iyi tanıyor olması ve onu kişiselleştirmeiş olması bana eğer insanlar mesleğini severse ve kullandığı bir araç onun bir parçası olursa çalışmak onun için sevdiği bir işi yapmak olacağını hatırlattı. (hiç çalışmadım ,çünkü hep sevdiğim işi yaptım gibi bir söz vardı. kaynağını bulup burayı düzelticem).
kitaptan öğrendiğim diğer şey ise DOSTLAR. Ne kadar değerliler. "Dost denilen şeye şükürler olsun."
Ve diğerlerii:
"bir geleceği seçmenin bir yolu da, onun kaçınılmaz olduğuna inanmaktır", öyleyse seçmek ve seçtiğini yaşamak zorundasın, peki zevk alarak yaşmaya ne dersin.
"herhangi bir anlaşmazlıkta, ya kendimizi savunuruz, ya da öğreniriz", öğrenmeye var mısın?
"bizim kim olduğumuzu, ne olmakta olduğumuzu saptayan şey, karşımızdaki zorluk değil, onu karşılayış biçimimiz, ona karşı davranış biçimimiz. enkaza bir yanar kibrit mi fırlatacağız, yoksa üzerinde çalışıp adım adım özgürlüğe mi yaklaşacağız".
"Sorunlar, alt edilmek için. Özgürlük, kanıtlanmak için. Ve biz rüyamıza inandığımız sürece, hiçbir şey rastlantı değil". buda kitabın son cümlesi. kitap bu cümleyi kanıtlamak için yazılmış adeta ve evet gerçekten öyle dedirtiyor.
eğer dikkatliyse, zihnimiz ve gözlerimiz açıksa, sıradan şeylerdeki anlamları görürüz; diğer zamanlarda omuz silkip "şans" dediğimiz olaylardaki amaçları anlarız.(Roland Bach)
Beni hayrette bırakan bir diğer şeyse amerika ile alakalı. Bir çok kasabanın uçuş alanın olması. insnaların şahi uçaklarının olması ve de halkın uçaklara gösterdiği ilgi. 3 doları düşünüyorum acaba ne kadar denk gelir şimdi. bizde olsa insnalar binermiydi.
| Çiçekler Büyür -Emine Işınsu |
Eser Adı: Çiçekler Büyür
Yazar : Emine Işınsu
Tür : Roman
Yayınevi: Elips Kitap
Sayfa : 465
Ek özellik:
Açıklama :
Komşumuz Bulgaristan'da sosyalist rejim hüküm sürerken, oradaki soydaşlarımızın yaşadığı baskı ve zulüm hafızalarımızda derin izler bıraktı. En temel insan hakları hiçe sayılarak "tek tipleştirme" sistemli bir şekilde uygulanıyordu.
Emine Işınsu, yaşanan bu drama kayıtsız kalamayan kalemiyle, gelecek kuşaklara çok önemli bir eser bırakıyor. Unutmayalım, unutturmayalım diye.. (Kitabın tanıtımından)
1976'lardan bu yana, Bulgaristan'da yaşayan milletdaşlarımıza, Bulgar Hükümetleri'nin uyguladığı, insanlık utancı politikalar ve kanlı baskılar. İlay, bir küçük kadın, bunlara nasıl karşı koyabilir? ... Gerçi tabancasında tek kurşun kalmıştır ama, silahı kendisine çevirmek, İlay'ın karakterine çok ters bir tutumdur. Oysa, bedenler, beyinler ve sevdalar, bu toprağa gübre olabilir, iş ki çiçekler, her yıl yeniden büyüyebilsin... (antoloji.com)
Yorum :
üniversite 1 de iken okumuştum bu kitabı. Çok hoşuma gitmişti. Geçen gün eski eşyalarımı karıştırıken not aldığım bir kağıdı buldum, kitap dünyamda paylaşmak istedim notlarımı. Kelimesi kelimesine hatırlamıyorum yazdıklarımı mealen diye düşününüz.
şöyle diyordu kahramanlardan birisi: düşünmemize vakit kalmasın diye bizi sürekli meşgul ediyorlardı, okuldan sonra partiler,programlar düzenliyorlardı, eve gidince okadar yorgun oluyorduk ki hemen yatıyorduk. Bulgarların türkleri asimile etme politikası,onları çok çalıştırıp düşünmeye vakit ve mecal bırakmamak.
İdeallerine aşık olan, aşık olamaz, olsa bile ideallerine aşık olana aşık olabilir. İlay'ın dedesi Ilay'a idealleri ve aşkı arasında seçim yapması gerektiğini bu cümle ile söylüyordu. İlay ve Mehmet Ali bu seçimi yapmak durumunda kalıyor.
| Dağlar Devrildiğinde / Ebedi Nişanlı -Cengiz Aytmatov |
| Olasılıksız Adam Fawer |
Laplace Şeytanı
17. yüzyılda Isaac Newton'un kalkülüs ve klasik mekaniğin ilkelerini geliştirmesiyle bilimsel bir devrim gerçekleşmişti. Bu tarihten sonra biliminsanları doğaya daha farklı bir açıdan bakmaya başlamışlardı. Newton fiziği sayesinde ilk kez cisimlerin dinamikleri basit denklemlerle belirlenebilmeye başlanmıştı. 18. yüzyıl sonlarıyla 19. yüzyıl başlarında Fransız bir fizikçi olan Pierre-Simon Laplace Newton'un bu alandaki çalışmalarının devamını getirdi. Laplace daha sonraları Laplace Şeytanı olarak anılacak fikrini şu satırlarla dile getiriyordu:
"Evrenin halihazırdaki durumunu geçmişin bir etkisi ve geleceğin nedeni olarak görebiliriz. Dolayısıyla her bir anda doğaya etkimekte olan güçlerin tamamının bilgisine ulaşıp doğayı oluşturan varlıkların birbirleriyle olan etkileşimlerinden haberdar olabilen, bununla da kalmayıp bu uçsuz bucaksız bilgiyi analiz edebilen bir akıl, evrendeki en görkemli ve ağır cisimlerden en hafif atoma kadar herşeyi tek bir formülde toparlayıp geleceği de şimdinin kesinliğiyle bilebilecektir."-Marquis Pierre Simon de Laplace
......Yaşar Karaca isimli okuyucumuz şöyle sormuş bizlere:
"Merhabalar, yeni okuduğum kitapta laplace şeytanı diye bir teoriden bahsediliyor.Ve bu teori şizofren kişilerde geleceği görmeyi sağladığına dair bir tez ortada. Bu tezin doğruluğu veya olduğu hakkında bilgi verirseniz çok sevinirim".
Bahsettiginiz kitabın Adam Fawer'ın "İmkansız" adlı romanı olduğunu tahmin ediyorum. Kitapta örnek verilen şizofreni vakası yazarın kendi hayal gücü diyebiliriz. Araştırdığım pek çok bilimsel arama motorunda konuyla ilişkili bir makaleye rastlayamadım. Laplace Şeytanı varsayımsal bir öngörü. Öngörünün kabul ettiği gibi insanın ve dünyanın yalnızca doğrusal (lineer) sistemlerden meydana geldiğini düşünsek bile her bir anda o bunlara etkiyen iç ve dış etmenleri belirleyebilmek mümkün değil. Dolayısıyla geleceği Laplace'ın varsayımında belirtilen koşullarda görebilmek olanaksız. Değil ki insanı ve dünyayı oluşturan sistemler tahmini güç nonlineer ve kaotik yapılar da sergilemekte.
kaynak: LAPLACE ŞEYTANI, KAOS VE KELEBEK ETKİSİ: http://www.biltek.tubitak.gov.tr/gelisim/psikoloji/deneme.htm#laplace
| Yabancı Albert Camus |
| Kane ve Abel Jeffrey Archer |