Kitap Dünyam 'da Ara

9 Aralık 2011 Cuma

Cengiz Han'a Küsen Bulut - Cengiz Aytmatov


Cengiz Han'a Küsen Bulut -Cengiz Aytmatov
Eser Adı: Cengiz Han'a Küsen Bulut
Yazar : Cengiz Aytmatov
Tür : Roman Yayınevi: ÖTÜKEN NEŞRİYAT
Sayfa : 112
Ek özellik: 

Açıklama :
Ünlü yazar Aytmatov'un bu son romanı, aslında "Gün Olur Asra Bedel' adlı romanın içinde yer alması gereken ve onu tamamlayan uzunca bir bölümdür. Fakat, on yıl kadar önce kaleme alınan o eserde, KGB'yi en çarpıcı örneklerle en ağır bir şekilde suçlayan bu bölüme izin verilmemiş, ya da Aytmatov bunu, "Dişi Kurdun Rüyaları"adlı daha sindirici romanını yazdıktan, bugünkü ortama ulaşıldıktan sonra ayrı bir roman halinde yayınlama fırsatını beklemiştir.

Bugün heykelleri yıkılmakta olan Dzerjinski'nin kurduğu KGB için iktidar, daha doğrusu bu örgüt, hiç söndürülmeden yanması gereken bir sobadır. Bu sobanın yakıtı yalnız insandır. Yaş, kuru ayrımı yapılmadan insanlar yakılacaktır ki soba sönmesin... Bu son romanında Aytmatov, "Gün Olur Asra Bedel'in kahramanlarından biri olan öğretmen Kuttubayev'in nasıl öldüğünü anlatıyor. Oysa, sözünü ettiğimiz büyük romanda resmi makamlar onun kalp sektesinden öldüğünü bildirmişlerdi.

Kuttubayev'i suçlayan askerî savcı (KGB) en önemli delil olarak onun, Cengiz Han'la ilgili bir efsaneyi kaleme almış olmasını gösteriyor. Bu efsane, Avrupa'yı fethe giden Cengiz Han'ın Sarı- Özek'ten geçerken iki sevgiliyi idam ettirmesi olayıdır. Bu, hem çok güzel bir aşk hikâyesi hem de "diktatör karşısında bireylerin durumu" gibi evrensel bir konunun işlenmesidir. Anlatan Aytmatov olunca, orada, masal ve efsane aracılığıyla geçmişimizi, günümüzu hatta geleceğimizi apaçık görebiliyoruz. (Arka Kapaktan)

Kişiler :
1-Abutalib Kuttubayev: Savaşte esir olmuş, kurtulmuş ama kendi memleketinde düşencelerinden dolayı mahkum olmuş bir öğretmen.
2- Tansıkbayev: Stalin ve rejimine yaranmak ve kendi mevkisini arttırmak için suçlayacağı kişiler yarayan bir sorgu yargıcı

Yorum :
Cengiz Aytmatov'un güzel anlatışı ile okunmayı hak eden bir eser.

Güzel pasajlar:
-Sovyetlerin menfaatleri insanların menfaatlerinden daha üstündür. Tansıkbayev rejimin ne kadar önemli oldugunu anlatmak için şöyle der: " Devlet bir sobadır ve yakıtı da yalnız insandır. Yakılacak insan olmazsa soba söner. Sönen, yanmayan sobanın hiç bir faydası yoktur. Ama öte yandan bu insanlar devlet olmadan yaşayamazlar:Sobayı tutuşturan ve yakan onlardır."

Şu bağlantıdaki eser analizinden seçmeler:
-Tansıkbayev Abutalip'in derledigi "Mankurt" hikayesi ve " Sarı-Özek Kurbanları" adlı efsaneyi aynı konular dolayısıyla açılan diğer davalar da oldugu gibi burada da uzmanlara inceletip Abutalip'i suçlayacak kanıtlar bulmaya çalışır.

-Tansıkbayev bu efsaneleri yazmakla Abutalip'in yararsız ata dilini canlandırmak, milletin asimile olmasını önlemeye çalışmak, iktidarı kötülemek ve bireylerin çıkarlarını devletin çıkarlarından üstün tutmaktan dolayı, onu tutuklar.

-Abutalip rejimin yaşaması için kurban edilir, Erdene ve Togulan'ı ise Cengiz Han, iktidarının zayıf1ayacağı, kudretinin azalacagı, halkın küstahlaşacagı ve saygısızlıgının artacagı korkusuyla öldürttir. Hem Stalin hem de Cengiz Han sırf hükümdarlıklarmı sürdürebilmek için masum insanları öldürttirler. Arada yüzyıllarca fark olsa da zalimler ve onların yaptıgı zulümler devam etmektedir. Ama her iki hükümdar da aynı akıbete ugrarlar ve Cengiz Han'ın kurmak için uğruna binlerce insanın kanını döktüğü imparatorluk gibi Stalin'in başında oldugu Sovyetler Birliği de yok olmaya mahkumdur. Nitekim öyle de olmuştur.

2 Ekim 2011 Pazar

Genom Bir Türün Yirmi Üç Bölümlük Otobiyografisi - Matt Ridley

resim
Genom Bir Türün Yirmi Üç Bölümlük Otobiyografisi -Matt Ridley
Eser Adı: Genom Bir Türün Yirmi Üç Bölümlük Otobiyografisi
Yazar : Matt Ridley
Tür :
Yayınevi: BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ YAYINEVİ
Sayfa : 386
Ek özellik:



Açıklama :

Francis Crick, 28 Şubat 1953'te DNA'nın yapısını çözdüğünde şöyle demişti: "Hayatın sırrını keşfettik." Ancak bu sırrın ne olduğunu anlamamız uzun bir süre daha alacak, yüzyılımızın en önemli bilim dallarından birisi genetik olacaktı.

İnsan genomu, 23 çift kromozomdan oluşan bir pakettir. Matt Ridley bu paketi açıyor ve ortaya dökülen ama genetik dilinde yazılmış pek çok sırrı bizim anlayacağımız bir dile tercüme ediyor. İnsan genomunda "genetikçe" yazılmış bu "yazılar" aslında türümüzün biyolojik tarihinin kaydını, başka bir deyişle otobiyografisini oluşturuyor. Kökenlerimiz, evrimimiz, doğamız ve zihnimiz hakkında çarpıcı bilgiler veren yazar Matt Ridley, yepyeni soruların ve yepyeni cevapların eşiğinde bir kuşak oluşumuza dikkat çekiyor.

Genetik mirasımız kaderimiz mi? Yoksa genetik determinizm bir mitten mi ibaret? Bir katilin işlediği cinayetin sorumluluğu ailesindeki genlere yüklenebilir mi? Yoksa işimize gelmediğinde özgür irade sahibi olmaktan vazgeçmeye hemen hazır bir tür müyüz? Gen tedavisinden mucizeler beklememiz ne kadar gerçekçi?

Genom'da merak ettiğiniz bu ve benzeri pek çok soruya yanıt bulacaksınız.

Genom'u okudukça şempanzelerle genetik benzerliğimizin %98 olması en azından bazılarımızın onuruna daha az dokunacak gibi görünüyor. (Arka Kapak)
Kişiler:
Erasmus Darwin: organik hayatın nedeni, aynı tür canlı "iplik". Meşhur Darwin'in büyük babası
Charles Darwin: Türlerin kökeni, evrim

Francis Crick, James Watson, Maurice Wilkins
Gregor Mendel: Kalıtım biliminin babası

Aldığım notlar:

Kromozom 1:
  • Önce DNA mı, yoksa RNA mı vardı. DNA mı RNA ları yapıyor, yoksa RNA'lar mı DNA yı yapıyor?
  • Protein bir genin başka bir gen yapma yoludur ve gen, bir proteinin başka bir protein yapma yoludur.
  • 5S RNA, 120 harften oluşur.
  • LUCA: Last Universal Common Ancestorevrensel ortak ata
Kromozom 3:

  • Gut Hastalığı, alkaptonüri proteini, siyah idrar, Archibald Garrod
  • Mendel, Kalıtım sıvıların-kanın karışması gibi birşey değil. Sert, bölünmeyen, küçük mermer parçalarınıngeçici olarak birleşmeleri gibi birşey. Sıvı olsa nadir olanın nesilden nesile oranı azalırdı ama bir genetik özellik bir nesilde kayboldu görünürken, diğer bir nesilde yeniden çıkabiliyor sy 46-47.
  • Arıda cinsiyet belirleme: haploid-diploid sy 48
  • DNA'nın ilk kez saflaştırılması: 1869, Friedrich Miescher
  • DNA'nın keşfi: Watson-Crick, 28 Şubat 1953, Eagle barı, "Hayatın sırrını keşfettik-discovered the secret of life"

Kromozom 4:
  • wolf-hirschhorn sendromu, Wolf-Hirschhorn kromozom bölgesinde” (WHCR) (kromozom 4p16) homozigor delesyon
  • CAGCAGCAG......, Huntington HastalığıHTT geni, CAG tekrar sayısı hastalığı belirliyor. 
  • Tanımlanan ilk dominant/baskın kalıtımlı hastalık 
  • Nancy Wexler, annesi huntington hastası, hastalığın genini bulmak için uğraşıyor. Hastalık için test geliştiriliyor. Test ile tekrar sayısı ve yaklaşık ölüm yaşı anlaşılabiliyor. Ama Nancy asla test yaptırmıyor. "Ne zaman öleceğini bilmek ister miydin, özellikle sonucu değiştirmek için hiçbir gücün olmadığında?
  • Tebai şehrinin kör kahini(tiresias) :"Bilgi bir şey kazandırmadığında, bilge olmak üzücüdür". 

  • Yaşla birlikte etkisi artıyor, çünkü hücrede biriken glutamin (CAG) blokları hücre içinde birikiyor.
  • CxG tekrarları farklı farklı hastalıklara sebep olur. Parçlanmaz protein öbekleri oluşturarak hücreyi ölüme götürür.Poliglutamin hastalıkları: CcG, CgG tekrarı Kırılgan X sendromu,   CtG tekraraları miyotonik distrofi.
  • Tekrar bölgleri DNA hairpin oluşturur. Kopyalama sırasında tekrar bölgelerinin sayısı artar. 

Kromozom 5:

  • ADRD2 Geni 
  • Atopi, Allerji, İmmunglobin E (IGE) testi, yüksek IGE allerjik reaksiyon belirtisi
  • Mast Hücreleri
  • Astım, Amerikada izosiyanik tankeri kazasında bulunan polisler hayatlarının geri kalanını akut astım ile geçirmiş. 
  • TH1,TH2 hücreleri bağışıklık sistemi bileşenleri. Bağışıklık sistemimiz küçük yaştan itibaren toprakta bulunan mikro bakteriler tarafından eğitilecek şekilde düzenlenmiştir. Bu eğitim gerçekleşmediğinde sonuç allerjiye yatkın dengesiz bir sistem sy 78.
  • IGF2R geni
  • Zeka (IQ) testi, ırk ayrımı, öjenizim
  • H.H Goddard, Amerikaylı göçmelere zeka testi uyguluyor.
  • kişiliği şekillendiren genler mi yetiştirme ve eğitim mi? ABD, Bath ve Amy ikiz kardeş. Evlatlık veriliyor. 2 zıt çevre, 20 yıl sonra aynı oldukları görülüyor. İçgüdülerin gücü.
  • Ana rahminde geçen zamanın zekaya etkisi doğum sonrası yapılan herşeyden 3 kat daha fazla.


Yorum :
Bir ara okudum, baya bir kısım. Sonra bırakmak durumunda kaldım. Sıkıcı olduğundan değilde ben vakit bulamadım, kütüphaneyede geri vermem gerekiyordu ondan :) Şimdi yeniden başladım. Bu sefer notlar alarak okuyorum, sizlerle paylaşmak için :)

nihayet bitirdim, kasım 2013. Kuzudan vakit kalmıyor malesef okumaya.
Kimler okumalı, genomu, DNAyı merak edenler. Moleküler biyologlar, tıpçılar, biyolojiciler ve biyoenformatikçiler... bazı zamanlar zorlayabilir ama genetik adına baya birşey anlatıyor.

Özellikle bilim adına yapılan bir çok insafsızca deneyden bahsettiği yerler bana ABD nin biliminin insanlık dışı olduğunu birkez daha gösterdi. Mesala ikizler üzerine yapılan çalışmlar, her çocuğu başka yerlere evlatlık vermeler. Yada cinsiyeti değiştirilen bir erkek ama sonunda yine kendi cinsiyetinde davranması vs vs...
son söz okumaktan zevk aldığım bir kitaptı.

Türk Basınında İnsan Genom Projesi

Türk Basınında İnsan Genom Projesi -Nejat Akar, Iraz Haspolat
Eser Adı: Türk Basınında İnsan Genom Projesi
Yazar : Nejat Akar, Iraz Haspolat
Tür :
Yayınevi: Ankara Üniversitesi Basımevi
Sayfa : 108
Ek özellik:


Açıklama : not: kitaba ait bir satış sayfası, bir tek olsun kapak resmi bulamadım :(
İncelenen Gazeteler: Hürriyet, Sabah, Akşam, Radikal, Cumhuriyet, Milliyet, Zaman, Posta, Yeni Şafak Kitaba pdf olarak buradan ulaşılabilir: http://acikarsiv.ankara.edu.tr/browse/3467/


Yorum :
Basının İnsan Genom Projesine bakışını anlamamı sağladı.
Ve basınımızın olaylara, en az anlamlı noktalardan baktığını bir kez daha gösterdi.
Ve anlamsız şeyler için günlerce yazılan ama neredeyse hepsi birbirinin aynı olan yazılar yazıldığını.
İnsan Genom projesinde yakalanan ve en önemlisiymiş gibi gösterilen konu insan ömrünün uzaması.... Resmen ağızlara sakız olmuş.

Oysa daha çok bu projenin ayrımcılıklara yol açılabileceği, iş alımlarında gen ayrımcılığı, sigorta primlerinde hastalıklı gen yüzünden yüksek prim talebi ve tabiki işin ahlak ve etik boyutu konuşulmalıydı ki kiatbta bi kaç yerde Avrupa ve ABD basınında bunlardan bahsedildiği söyleniyor.

Birde peki bizim üniversitelerimiz, araştırma merkezlerimiz, bilim adamlarımız ne yapıyor, biz genetik devriminin neresindeyiz diye bakan bi kaç yazı var.
Derya Sazak, Ulusal Genom Projesi
Mehmet Akif Aydın, Bilim Haritasının Neresindeyiz? (kitapta 28. Haziran olarak gösteriyor yazının tarihini ama internet arşivinde 30 haziranda buldum.)

Ayrıca kitapta biraz fazla şişirilmiş: büyük yazılar, paragraf arası boşluklar.
Gereksiz bazı köşe yazılarının tamamı vs vs.

ha şu işime yaradı internetten gazete arşivlerinde arama yapmadan, tümünü elimin altında bulmuş oldum.

15 Ağustos 2011 Pazartesi

Devlet Ana - Kemal Tahir


Devlet Ana -Kemal Tahir

Eser Adı: Devlet Ana
Yazar : Kemal Tahir
Tür :Roman Yayınevi: Sayfa : Ek özellik:

Açıklama :
Bu kitabı İlber Ortaylı'nın Gelenekten Geleceğe isimli kitabında anlatıyor. Bende oradan duymuş oldum ve okumaya karar verdim. Ama henuz kütaphanede bulamadım
Yorum :

7 Aralık 2010 Salı

Gelenekten Geleceğe - İlber Ortaylı


Gelenekten Geleceğe -Prof. Dr. İlber Ortaylı


Eser Adı:Gelenekten Geleceğe
Yazar : Prof. Dr. İlber Ortaylı
Tür : Tarih
Yayınevi: UFUK KİTAPLARI
Sayfa : 184
Ek özellik:
Açıklama :
Tarih, bizim kör noktamız. Ondan kurtulmaya çalıştıkça, sanki garip bir istihza ile bizi yeniden kendisine çağırıyor. Redd-i miras, aslında tarihten kopmayı getirmiyor. Tersine, tarihe daha fazla dönmeyi gerektiriyor. Fakat bu 'dönüşler', ister istemez bölük pörçük oluyor; toplumsal hafızanın sakatlanmasından dolayı döndüğümüz kaynak da doyurmuyor bizi. Bu gidiş gelişleri Avrupa Birliği'ne giriş maceralarımızın hemen her adımında yeniden ve yeniden yaşıyoruz. Tarih karşısındaki bu kesintisiz güvenimizi yitirmek gibi bir sonuç vermesi şaşırtıcı değil. Aslında belki "gelenek" kavramının içeriğini de yeniden tartışmaya açmak gerikiyor. Gelenek ölü bir geçmiş, bir mezar değil, yaşayan, diri, canlı bir olgudur ve ancak bir geleceğe yönlendirildiği zaman kendisini açığa çıkartan bir şeydir... (Arka kapak)
Yorum :

Düşündürücü cümleler:
- Günümüz insanın çok daha az yazması(Hammer'ın toplamı binlerce sayfa tutan, hayret ve saygıyla anlıan çalışmalarına karşın), çok yazınca çok saçmalamasının ilginç sosyo-kültürel sebepleri olmalıdır. (sy:34, J. Hammer ve Osmanlı Tarihçilği bölümü)

Annelik Sanatı - Adem Güneş


Annelik Sanatı -Pedagog Adem Güneş
Eser Adı:Annelik Sanatı
Yazar : Pedagog Adem Güneş
Tür : Eğitim
Yayınevi:Nesil
Sayfa :210
Ek özellik:

Açıklama :

Günümüzde anne olmak da zor, günümüz annelerinin elinde çocuk olmak da...

Aslında annelerin çocuklarından bekledikleri şeyler çok değil... Saygılı, dürüst, iyi eğitimli, büyüğünü sayan, küçüğünü koruyan çocuklar hayal eder anneler...

Ya çocuklar? Çocuklar da farklı bir şey istemezler aslında… İyi bir eğitim almak, sevilmek ve değer görmektir istedikleri…

Peki, nerede yanlış yapılıyor ki bu kadar iyi niyetli insanlardan, saygısız, eğitimsiz, dengesiz, saldırgan ve anne babayı canından bezdirici çocuklar yetişiyor? Bu süreçte aile içinde neler yanlış gidiyor ve bu yanlışlar içinde annenin payı ne kadar?

Acaba anneliğin ince bir sanatı var da günümüz anneleri onu mu ihmal ediyor?

İşte bu kitapta anneliğin aslında çok kolay olduğu; hep ihmal edilen ince ve önemli ayrıntılar bulunduğu gözler önüne seriliyor. Sorunlara çözüm önerileri getiriliyor.

Üstelik bu kitap, sadece annelere değil, annelere “eş”lik eden babalara da çok şeyler söylüyor.

Yorum :


"Günümüzde anne olmak da zor, günümüz annelerinin elinde çocuk olmak da..." ne kadar doğru bir laf değilmi, hep anne açısından bakıyoruz ama zor bir annenin elinde çocuk olmak daha zor

-Annenin üzerindeki yükler bölümü çok yararlı
-haftalık aile toplantıları bölümü
-Babaya düşen görevler bölümü

30 Mayıs 2010 Pazar

Reis Bey - Necip Fazıl


Reis Bey -Necip Fazıl Kısakürek


Eser Adı: Reis Bey
Yazar : Necip Fazıl
Tür :Tiyatro
Yayınevi:Büyük Doğu
Sayfa :152
Ek özellik:

Açıklama :
Reis Bey: (3 Perde) 1948'den 1960 yılına kadar geçen sürede tiyatro eseri kaleme almayan Necip Fazıl, 1960 ihtilaliyle girdiği hapiste, üç piyes yazmıştır: Ahşap Konak, Kumandan ve Reis Bey.

Piyesin ana karakteri Reis Bey, bir ağır ceza reisidir. Ömrü otel odalarında geçmiş, yapyalnız ve tuhaf bir adam. Taş kalpli bir kanun tatbikçisi... Onun nazarında merhamet, idamlık bir suçtur ve "cemiyette bir ferdi korumak için bin kişiye idam gömleği giydirmekten kaçınmamalıdır." Günün birinde, annesini öldürdüğü iddiasıyla huzuruna çıkarılan bir gencin idamına karar verir. Artık olaylar çok farklı gelişecek ve Reis Bey'in buz gibi iç dünyası müthiş bir sarsıntiyle yerle bir olacaktır.
(Yazıldığı tarih: 1960)

Yorum :

seçme cümleler: (yorumlamak her yiğidin harcı değil)
reis bey- merhamet ağızların iğrenç sakızıdır

mahkûm– etmeyin reis bey, siz ağlayamazsınız! ağlayabilseydiniz, anlayabilirdiniz!
mahkûm– siz merhametten acıma duygusundan yalnız kötülük doğacağına inanmışsınız. yerinde haklısınız. fakat ondan ne büyük iyilik doğacağını unuttuğunuz için, en büyük hakkı kaybediyorsunuz. rahmet kaldırılmış sizin kalbinizden... buz çölünde yol alıyorsunuz!

reis bey- evlere merhamet boruları döşeyin.
reis bey - ben diyorum ki, her fert baş ucuna "suçlu benim, herkes suçsuz!" levhasını asmalıdır

reis bey- İnsan sahip olduğu nimeti tam elinden çıkarken anlıyor. Nemiz varsa her an gittiğini ve yeniden geldiğini farzedip ona göre davranamaz mıyız?.. (Taşralı müşterinin evden kaçan kızına kavuştuğunda ki hali üzerine)